Her AVM bir veri üreticisidir. Kiracı ciroları, tahsilat durumları, teminat vadeleri, ziyaretçi sayıları — bunların tamamı bir yerlerde kayıt altında. Ama şu soruyu sorun kendinize: bu ay en fazla düşüş yaşayan kategori hangisiydi? Ve bunu kaç dakikada öğrenebildiniz?
AVM sektöründe veri aslında bol. Kiracıların aylık ciro bildirimleri geliyor, tahsilat takibi yapılıyor, teminat mektupları dosyalanıyor. Sorun şu: bu veriler farklı sistemlerde, farklı formatlarda ve farklı kişilerde yaşıyor.
Bir yerde ERP, bir yerde Excel, bir yerde e-posta eki. Her biri kendi içinde doğru ama bir arada anlam üretemiyor.
Finans ekiplerinin büyük bölümü zamanlarının önemli bir kısmını rapor hazırlamakla geçiriyor. Veriyi topla, tabloyu oluştur, grafiği çiz, maili yaz. Bu döngü her ay, hatta her hafta tekrarlanıyor.
Sonuç: analiz yapacak zaman kalmıyor. Rapor bir amaç değil, aslında bir araç olmalıydı — ama sürecin kendisi o kadar ağır ki araç amacın önüne geçiyor.
AVM operasyonunda hız önemlidir. Bir kiracının cirosunda anormallik varsa, bu trend iki hafta sonra raporla ortaya çıktığında genellikle iş işten geçmiş oluyor.
Manuel süreçlerde veri ile karar arasındaki bu gecikme kaçınılmaz. Rapor hazırlandığında veri eskimiş, karar alındığında ise tablo değişmiş oluyor.
AVM sektöründe dijital dönüşüm, büyük ERP projeleri veya sıfırdan yazılım geliştirme anlamına gelmek zorunda değil. Çoğu zaman gereken şey çok daha somut: mevcut verilerin doğru zamanda, doğru formatta ve doğru kişiye ulaşmasını sağlayan bir altyapı. Bu altyapı kurulduğunda, veri zaten oradaydı — sadece işe yarar hale getirilmesi gerekiyordu.